Rastgele Resim |
 |
 Adana-Türkiye
Yorumlar: 0
|
 |
|
 |
 |
Malatya Kayısısı
| Malatya Kayısısı |
| Description: |
Meyveler Fruits
Kayısının Tarihçesi
Türkistan, Orta Asya ve Bati Çin’i içerisine alan çok geniş bir bölgenin kayısının ana vatani olduğu sanılmaktadır. Günümüzden 5000 yıl gibi çok uzun bir zaman önce kayısı bu bölgede bilinmekteydi. Büyük İskender’in seferleri sırasında kayısı M.Ö. IV yy.da Anadolu’ya getirilmiş, Anadolu kayısının ikinci vatani olmuştur. M.Ö. I. yy’ da Roma ve Pers savaşları sırasında tüccarlar tarafından önce İtalya’ya sonra da Yunanistan’a götürülmüştür. İtalya ve Yunanistan’dan diğer Avrupa ülkelerine geçişi uzun yıllar almış 13. yy’ da İspanya ve İngiltere, 17. yy’da da Fransa ve Amerika’ya da götürülmüştür.
Bugün dünyanın hemen hemen her yerine dağılmış olsa da daha çok Akdeniz ülkelerinde, Avrupa, Orta Asya, Amerika ve Afrika kıtalarında yetiştirilmektedir.
Dünya yas kayısı üretiminde Türkiye birinci sıradadır. İspanya, İtalya, Birleşik devletler topluluğu, Iran Fransa, Yunanistan ve ABD izlemektedir. Bu ülkelerin yas kayısı üretimleri 100 bin tonun üzerindedir. Fas,Pakistan, Suriye, Çin, Güney Afrika, Macaristan, eski Yugoslavya, Romanya, Avustralya, kayısının yetiştiği diğer ülkelerdir.
Dünya yaş kayısı üretiminin yaklaşık % 10-15’ini ve Dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık %65-80 Malatya kayısısı oluşturmaktadır. Türkiye’de 6 kayısı bölgesi bulunmaktadır. Bu bölgeler;
Bu bölgeler içerisinde Malatya, Elazığ, Erzincan bölgesi dışındaki bölgelerin üretimleri sofralık tüketime yöneliktir Malatya ekolojik ve toprak özellikleri nedeni ile kayısı yetiştiriciliğine son derece müsaittir. Kayısı üretiminde özellikle Darende, Hekimhan, Akçadağ ve Merkez ilçe ön planda gelmektedir. Malatya’da yetiştirilen kayısılar tat ve aroma açısından diğer bölgelerde yetiştirilen kayısılara göre üstün kalite özelliği göstermektedir
Fidan Üretimi
Kayısıda anaç olarak kullanılan zerdali çekirdeğinden (acı çekirdek) elde edilen kayısı çöğürleri kullanılmaktadır. Vejatatif yolla üretimi yapılan kayısı çekirdeklerinin özellikleri kaybolmadan çoğaltılmakta ve uzun yıllar muhafaza edilmektedir. Malatya’da ismine doğru çeşidin özelliklerini gösteren sertifikalı fidan yetiştiren kuruluşlar Meyvecilik Araştırma Enstitüsü ve Tarım İl Müdürlüğüdür. Malatya’da üretilen fidanların % 70’ini kamu kuruluşları, % 30’unu da özel sektörler üretmektedir. Üretilen fidanların % 8’ini Hacıhaliloğlu, geri kalan kısmı ise Kaba Aşı, Soğancı, Hasanbey ve diğer çeşitlerden oluşmaktadır.
Malatya’da En Çok Yetiştirilen Bazı Kayısı Çeşitleri ve Özellikleri :
Malatya’da üretilen kayısı çeşitlerinin başında %90’la Hacıhaliloğlu gelir. Son yıllarda Kaba Aşı, Soğancı çeşitlerinin de yaygınlaştığı görülmektedir.
Ayrıca Hasanbey, Çöloğlu, Çataloğlu, Şekerpare, Yeğen, Hacıkız, Paşamişmişi ve Turfanda diğer önemli Malatya kayısılarındandır. Bu çeşitlerden Hacıhaliloğlu, Kabaaşi, Soğancı ve Çataloğlu kurutmalığa elverişli, diğerleri ise sofralık çeşitlerdir. Kurutmalık çeşitleri diğerlerinden ayran en önemli özellik, kuru madde oranlarının % 24-30 arasında olusudur. Diğerlerinde bu oran genellikle % 18-20’dir.
Kayısı çekirdeği kabuk ve içten meydana gelmiştir. Meyve ağırlığının % 12’sini oluşturur. Çekirdek içi bileşim olarak Glikozit, Amigdalin, Nişasta, Yağ ve benzeri maddelerden meydana gelmiştir. Acı çekirdek ilaç ve kozmetik sanayinde; tatlı çekirdek ise gıda sanayinde kullanılmaktadır. Çekirdek içi (tohum) alındıktan sonra, geriye kalan kabuk yakacak olarak kullanılmaktadır.
Kayısının Besin Değeri ve İnsan Sağlığına Yararları :
İhtiva ettiği organik ve inorganik maddeler vasıtasıyla insan sağlığına olumlu etkilere sahiptir. Kayısı yüksek miktarda seker, nişasta, protein, pektin, pektoz selüloz, organik maddeler, vitaminler, asitler,organik ve inorganik maddeler içermektedir. Kayısı minerallerden potasyum ve vitaminlerden B karoten yönünden çok zengindir. Vitamin A, vücudu ve organları saran epitel doku ve gözün sağlığı, kemiklerin ve dişlerin gelişimi ile sağlığı, endokrin bezlerinin çalışması için gereklidir. 200-250 gram kayısı diyeti yeteri kadar yağ içeriyorsa günlük A vitamini tüketiminin 1/3’ünü karsılar. Ayrıca kayısının sodyumca fakir, potasyumca zengin olusu bazı özel diyetlerin düzenlenmesinde yardımcı olabilir. Sodyum ve potasyum, vücut sıvılarının kozmatik basıncı ve asit baz dengesi için gereklidir. Vücutta sodyum birikimi ödemlere yol açar. Potasyum yetersizliğinde ise glikojen yetersizliği görülür. Kayısı Sodyumun kısıtlanmış diyetlerde, mesela konjestif kalp yetmezliğinde, böbrek hastalıklarında, asit toplanması gereken hepatit sirozda ve uzun süre kartikosteroit tedavisi gören kişilerde kolaylıkla kullanılabilir.
Kayısıdan Elde Edilen Ürünler :
Sofralık kuru kayısı
Dondurulmuş kayısı
Kayısı konservesi, pulpu ve nektarı
Kayısı meşrubatları, kayısı pulp konsantresi
Kayısı jöle, reçel, marmelat ve kreması
Yeşil kayısı tursusu ve kayısı pestili
Toz ve kuru kayısı (çir, gün kurusu ve patik)
Kıyılmış ve doğranmış kuru kayısı ürünleri
Ekstruzyon kayısı mamulati ve kayısı şekerlemeleri
Kayısı ekstrakti ve esansı
Kayısı pasta, kek, dondurma ve gofret türü mamulati
Kayısının Faydaları :
Beynin düzenli çalışmasını sağlar, stres azaltır.
Karaciğerin tahrip olan kısminin tamirini yapar.
Kemiklerin çok daha düzgün ve sağlam olmasında önemli rol oynar.
Kan yapımını artırarak,kansızlığa engel olur.
Mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur, meydana gelmiş ülserlerin iyileşmesinde rol oynar.
Böbreklerde tas teşekkülünü azaltır.
Üreme sistemi üzerinde önemli rolü bulunup, cinsel gücü artırmaktadır.
Kansere karsı koruyucu bir etkiye sahiptir.
Dişlerin daha sağlam ve kuvvetli olmasında önemli rol oynar.
Kalp kaslarını kuvvetlendirir ve daha düzenli çalışmasını sağlar. Klinik ölümündeki reanimasyon çalışmalarında kalbin cevap vermesinde etkili olur.
Kayısının potasyumca zengin,sodyumca fakir ve A vitaminin öz maddesi karotence zengin olması insan beslenmesinde çok önemli boyutlar kazandırmaktadır.
Kayısı Hasadı, Kurutulması ve Pazarlaması :
Hasat :
Hasat zamanı, kayısının cinsine ve rakım yüksekliğine göre, olgunlaşması, renginin sararması, yumuşaması ve sulanıp tatlanmasına göre tespit edilir. Kayısı ağaçlarında en uygun hasat elle toplama seklinde olup, meyvelerin zarar görmemesini ve yeterli olgunlukta toplanmasını sağlar.
Diğer hasat türleri silkeleyerek ve çırparak hasattır.
Kurutma :
Kayısı, ‘’Gün Kurusu’’ ve ‘’Kükürtleme’’ olmak üzere halen iki metotla kurutulmaktadır. Kuruma süresini kısaltmak, tabii rengi korumak, böceklenmeyi önlemek ve muhafaza süresini artırmak amacıyla yapılan kükürtleyerek kurutma, toplam üretimin % 80’inden daha fazlasını, geriye kalan bölümü ise güneşte kurutma oluşturmaktadır. Doğrudan toprağa, betona ve bez sergilere serilerek tabii olarak kurutulan ürünler, toplam üretimin yaklaşık % 10’u dur. Gün kurusunda, kalite düşüklüğü hasat sırasında aldığı kir ve yaralar ile kurutmanın toprak üzerinde sergisiz yapılmasından dolayı daha da artmaktadır. Kuruyan kayısılarda kısa zaman sonra kurtçuklar oluşmaktadır. Buna rağmen lezzet açısından çok yüksektir.
Kükürtlemede en önemli sorun kükürt ve nem oranın ayarlanmasıdır. İdeal nem oranı %0.2’dir. Ancak Malatya kayısısının seker oranın yüksek olması nedeniyle nem oranı Avrupa standartlarına indirmek oldukça zordur. Renginin açılmadan 3-4 yıl ve daha uzun süre saklayabilmek amacıyla kükürt oranı yüksek tutulmaktadır. Bu da kayısının tat ve kalitesini olumsuz etkilemektedir. Kükürt oranı ölçmek için ticaret borsası özel bir laboratuar kurmuştur. Kükürtlemede daha iyi bir sonuç almak için kullanılan kükürdün kalitesi yüksek olmalıdır. Kayısının kalitesini,dolayısıyla ihracatını artırmak için kayısı üretimini en son teknolojik gelişmelere göre yapılmasını sağlayacak ve bilimsel araştırmaları sürdürebilecek bir, Kayısı gıda Entegre Tesisleri’nin kurulması kaçınılmaz olmuştur.
Pazarlama :
İlimiz ekolojik ve toprak özellikleri dolayısıyla kayısı yetiştiriciliği için en uygun yerdir. Malatya nüfusunun % 60’inin geçim kaynağını oluşturan kayısının % 95’i ihraç edilmekte olup, bu ülkelerin başında ABD ile Avrupa basta gelmektedir. Dünyada üretilen kuru kayısının % 65-80’ini Malatya kayısısı teşkil eder.
Malatya’da 50.000 ailenin geçim kaynağıdır. Yaklaşık olarak 250.000 nüfus demek olup bu da tüm nüfusun takriben % 33’ü demektir. 1999 yılında yapılan kayısı ihracatından elde edilen ekonomik katkı 128.000.000 $ (USD) 2000yilinda ise 111.000.000 $ (USD) dır.
Malatya Kayısısı ve İnsan Sağlığı Açısından Önemi
Kayısı kelimesi sözlüklerde;
1-Gülgillerden bir ağaç (prunus armeniaca, şeceri-i mışmış).
2- Bu ağacın açık turuncu renkte,eti sulu, güzel kokulu,tek ve sert çekirdekli tatlı meyvesi (mışmış, apricot, abricot) olarak açıklanmaktadır.
Malatya’da yetiştirilen başlıca kayısı çeşitleri ise;Çöloğlu, Hacıhaliloğlu, Hacıkız, Hasanbey, Soğancı, Kabaaşı, Çataloğlu, Tokaloğlu, Alyanak ve Şekerpare’dir.
Malatya’da kayısı yetiştiriciliği yoğunluk sırasına göre Merkez ilçe,Yeşilyurt, Hekimhan,Kale,Darende,Akçadağ,Doğanşehir,Yazıhan,Battalgazi,Arguvan ilçe ve köylerinde yapılmaktadır.Kayısı yaş olarak tüketilip pazarlandığı gibi,güneşte kurutularak ve çoğunlukla da kükürtleme (islim) yöntemi uygulanarak kurutulmakta,iç ve dış piyasada pazarlanarak tüketilmektedir.Kayısı Malatyalı için önemli bir gelir kaynağı oluşturmaktadır.
Kayısının reçeli,tatlısı,kavurması,pestili, lokumu ve hoşafı yapılır.Kayısının insan sağlığı açısından da önemi çok büyüktür.
Kayısıda en fazla bulunan maddeler (100 gr. kayısının içinde bulunan maddelerin adı ve miktarı);
Günlük ihtiyaç:
Enerji 64 kilokalori 2000-2600
Protein 0,8 gr.
Yağ 0,6 gr.
Kalsiyum (Ca) 30 mg.
Demir (Fe) 1,1 mg. Total 4-5 gr. 10-15 mg/gün
Sodyum (Na) 1 mg.
Fosfor (P) 23 mg.
Vitaminler (Normal insanda ihtiyaç 5000 İ.Ü.);
Vitamin A: 2000 İ.Ü. (250 mikrogram)
Vitamin B1: 0,04 mg.
Vitamin B2: 0,04 mg.
Vitamin C: 10 mg.
100 gr. kayısıda 64 kilokalori olduğuna göre 1 kg. kayısıda 640 kilokalori vardır.Protein bakımından ise 100 gr. kayısıda 0,8 gr. olduğuna göre, 1 kg. kayısı 8 gr. protein ihtiva eder.Normal bir insanın günlük protein ihtiyacı ise 15-20 gr. arasındadır.Yine kayısı kalsiyum, demir, sodyum, potasyum ve fosforun yanı sıra A, B1, B2 ve C vitaminlerini de ihtiva eder.
Kayısının vücut sistemleri üzerindeki etkileri :
1- Beynin daha düzgün çalışmasını sağlar, stresi azaltır.
2- Karaciğerin tahrip olan kısımlarının tamiri için kayısı tavsiye edilir.
3- Kemikleri geliştirir.
4- Dişlerin sağlamlığını ve kuvvetliliğini artırır.
5- Kan yapımını artırarak kansızlığa engel olur.
6- Mide ve on iki parmak ülserine iyi gelir.
7- Böbreklerdeki taş teşekkülünü engeller.
8- Üreme sistemi üzerinde olumlu etkiye sahiptir.
9- Ümmün sistemi kuvvetlendirici ve kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
10- Kalbi kuvvetlendirir ve muntazaman çalışmasını sağlar.
2-10 m yüksekliğinde, dikensi ve tüysüz bir ağaçtır. Yapraklar uzunca ve mızraksı, kenarları dişli, ucu sivri veya küttür. Çiçekler beyaz veya pembe renkli olup, yapraklardan daha önce meydana gelirler. Meyvelerin üzeri tüylü olup, sarımsı-turuncu renkte eriksidir. Yabanisine zerdali adı verilir.
Bilimsel adının aksine Kuzeydoğu Çin kökenli bir meyvedir. Ancak bir kısmı günümüzde Türkiye toprakları içinde kalan tarihi Ermeni krallığında yaygın olarak bulunduğu için bu meyveye Prunus armeniaca adı verilmiştir. Halen dünyada en yaygın olarak Anadolu'da (özellikle Malatya ve çevresinde) bulunur. Dünya kuru kayısı üretiminin yaklaşık %85'i Türkiye'de gerçekleşmektedir.
ahududu
Kanı temizler, vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Terletir ve idrar söktürür. Kabızlığı giderir. Vücuda dinçlik verir.
ayva
İshal ve dizanteriyi keser. Mide ve bağırsakları kuvvetlendirir. İnce bağırsak iltihabını giderir. Kanı temizler. Çarpıntıyı dindirir.
badem
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Böbrek, mesane ve tenasül yollarındaki iltihapları giderir. Baş ağrısı, karaciğer ve böbrek ağrılarını hafifletir.
badem
Aci bademin uçucu yagi, iyi bir koku ve tat giderici (balik yagina ilave edilir) ve hafif bir dezenfektandir. Badem tohumlari, badem surubu hazirlanmasinda kullanilir. Çocuklar için iyi bir müshildir. Kremlerin terkibine girer. Meyve kabugu halk arasinda bogaz agrilarina karsi kullanilmaktadir.
ceviz
Yaprakları ve kabuklarıyla hazırlanan ilaçlar kanı temizler, kansızlığı giderir. İshal ve dizanteriyi keser. Verem ve şeker hastalığında hem besleyici, hem de tedavi edicidir. Saç ve elleri boyamakta da kullanılır. Bitki bilimcilere göre bol miktarda A, B1, B2, C, E ve K vitaminleri ile Chinon Juglon adlı aktif madde içeren cevizin hem içi, hem ağacının kabukları hem de yaprakları pek çok sağlık sorununa iyi geliyor. Her sabah kahvaltıda bir miktar ceviz içi yenmesinin zekayı geliştirdiğini belirten uzmanlar, yeşil ceviz meyvelerinin kabukları kaynatılarak içildiğinde erkeklerde cinsel gücü artırdığını belirtti. Vücudu besleyip güçlendiren cevizin yararlarından bazıları şöyle sıralanıyor: • Nasırlar üzerine konulan ceviz yağı zamanla bunların yok olmasını sağlar. • Taze dalların kabukları ve meyvelerinin kabukları ile karıştırılıp kaynatılarak elde edilen sıvı mideyi kuvvetlendirir. • Ceviz yapraklarından yapılan çay iştah açar, mideyi kuvvetlendirir, boğaz hastalıklarına iyi gelir. • Bir miktar ceviz yaprağı banyo suyuna karıştırılırsa cilt hastalıklarına iyi gelir. • Ceviz yaprakları pişirilerek çıbanların üzerine sarılırsa iyileşmesini sağlar. • Ceviz yağı yüz lekelerinin üzerine sürülüp masaj yapılırsa lekeler yok olur.
çamfıstığı
Bronşit, verem, akciğer hastalıklarının çabuk iyileşmesine yardımcı olur. Ruhi çöküntüyü giderir. Kalp hastalıklarında da faydalıdır.
çilek
Körpe ve bol sulu çilekler sistemi temizliyor. Cilt sorunları olanlar için de iyi bir meyvedir. Böbrek, idrar yolları ve bağırsak sorunları için de birebirdir. Ayrıca diş etlerini güçlendiriyor, dişlerdeki tartarı önlüyor, ağız kokularını ve boğaz ağrılarını gideriyor. Çilekte yüksek oranda C vitamini bulunduğu gibi, yüksek tansiyon ve kolesterolü düşüren maddeler içeriyor. Çilek C vitamini ihtiyacını karşılar. Ayrıca bol miktarda potasyum içerir ve lifli besinler arasında önemli bir yer tutar. Diyabetli hastalar, çileğe şeker ilave etmemek şaartıyla bu meyveyi bol bol yiyebilirler.
dut
Beyaz dut yaprakları idrar söktürür. Vücutta biriken suyu boşaltır. Aç karnına yenen beyaz dut bağırsak solucanlarını söktürür.
dut meyvası
Fructus Mori nigri Meyvalardan hazırlanan şurup, gargara halinde, ağız ve boğaz hastalıklarına (pamukçuk) karşı kullanılır.
elma
Günde bir elma yemek doktoru evinizden uzak tutar. İki elma yerseniz, kalp ve dolaşım sorunlarına karşı korunmuş olursunuz. Kolesterolü yok eder ve kabızlığı önler. Sindirimi kolaylaştırır. Kokusu rahatlatır ve kan basıncını düşürür. Artrit, romatizma ve gut hastalıklarına karşı da yararlıdır.
enginar
Kandaki üre ve kolesterolü düşürür. İdrar söktürür. Kandaki şeker miktarını ayarlar. Damar sertliği ve kalp hastalıklarını önler. Böbrekteki kumların dökülmesine yardımcı olur. Prostat, meme ve rahim ağzı kanserine karşı iyi gelir. Enginarın içinde bulunan Silymarin maddesinin, hücrelerin hasar görmesini engellediğine işaret eden araştırmacılar, ayrıca Silymarin maddesinin, prostat, meme ve rahim ağzı kanserini önleme konusunda da etkili olduğunu belirtti. Enginarın içinde, fiber, magnezyum, folate ve C vitamini bulunduğu, bu sebzeyi bol miktarda tüketenlerin, bulundukları yaşın daha altında gösterdikler.
fındık
Bedeni ve zihni yorgunluğu giderir. Vücuda kuvvet verir. Nekahat devresinin çabuk geçmesini sağlar.
greyfurt
C vitamini bakımından çok zengindir. Yarım greyfurt günlük C vitamini ihtiyacının yüzde altmışını sağlar. Kolesterol oranını düşüren pektin maddesi bulunur. Kansere karşı koruyucu özellik taşır. İştah açar.
hindistancevizi
İdrar söktürür. Böbreklerdeki kum ve taşların düşürülmesine yardımcı olur. Mide ağrılarını giderir.
hurma
Kalbimizin yeni dostu bulundu: Hurma Bugüne dek kalp ve damar hastalıklarından korunmada elmanın sihirli gücü biliniyordu. İsrailli bilimadamları kalbin gerçek dostunun hurma olduğunu kanıtladı. İsrailli bilim adamları, hurmanın, kalp ve damar hastalıklarından korunmak için önerilen elmadan daha etkili olduğunu açıkladılar. İsrail'de yapılan bir araştırmada, elma ve hurmanın yararları karşılaştırıldı. Hurmanın lif, mineral ve fenol açısından zengin olduğunu söyleyen bilim adamları, elmada daha fazla bakır ve çinko bulunduğunu, buna karşılık hurmada sodyum, potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir miktarlarının elmadan iki kat fazla olduğunu belirttiler. Bilim adamları, düzenli yenilmesi halinde kalp ve damar hastalıkları riskini azaltan bu meyvelerin içindeki yararlı maddelerin daha çok kabuklarında bulunduğunu kaydettiler.
karpuz
Vücuttaki toksinleri temizler ve böbrekteki kumları eriterek sıhhat ve zindelik kazandırır. Ayrıca kemik gelişimine de yardımcı olur.
kavun
Kavun meyve olarak çok yenildiği gibi tohumları (çekirdekleri) de tıbbî olarak kullanılmaktadır. Olgun kavunların çekirdekleri kurutulur. Çekirdekler halk tabâbetinde öksürüğe karşı (çekirdekleri suda, suyu yarıya ininceye kadar kaynatılıp içilmesiyle) kullanılır. Ayrıca kavun, sinirleri yatıştırır, böbreklerdeki kanı temizler, taşların düşürülmesine yardımcı olur. Barsaklarda ülser ya da iltihab olanlarla, şeker hastaları ve yüksek tansiyonu olanlar yememelidir.
kayısı
Çekirdeklerinden yağ elde edilir. Etli meyvesi şeker, organik asitler ve C vitamini ihtivâ etmesi bakımından önemlidir. Çekirdek içinden elde edilen yağ badem yağı yerine, yaprakları derelerde balıkları sersemleterek tutmak için kullanılır.
kestane
Kabuklarının suda kaynatılması ile elde edilen çay, ateş düşürür ve sinirleri yatıştırır. Meyvesi kasları kuvvetlendirir. Kan dolaşımını düzenler. Varis ve basur memelerinin meydana gelmesini önler. Karaciğer yorgunluğu ve şişliğini geçirir. Kansızlığı giderir. Damar sertliği ve yüksek tansiyondan şikayet edenlerle, şeker hastaları yememelidir.
kızılcık
Kızılcık meyvelerinden ezme, marmelat, meyve suyu yapılır. Kabız edici özelliği vardır. Gıdâ olarak istifâde edildiği gibi kabukları ateş düşürücü olarak kullanılır.
kiraz
Aspirin yerine kiraz Kiraz yemek ağrıların dindirilmesinde aspirinden çok daha etkili oluyor. Michigan eyaletinde yaşayanlar, bu yörede çok yetiştiğinden, bol bol kiraz yiyorlar. Kimileri bu meyvenin gut ve mafsal iltihabından kaynaklanan ağrılara birebir olduğunu ileri sürüyor. Michigan Eyalet Üniversitesi'nden Muraleedharan Nair kirazda bulunan ve ''antosiyanin'' olarak bilinen kırmızı renkteki kimyasalların bu etkiyi yaratabileceğine dikkat çekiyor. Nair ve ekibi genelde uygulanana deneylerden yararlanarak söz konusu belişimlerin aspirin ve ibuprofen gibi ağrı kesicilerde bulunan enzimleri içerip içermediğini araştırdı. Ardından kimyasalların serbest radikallerin zararlı etkilerini yok edici özelliklerini inceleyerek bunları vitaminlerle karşılaştırdı. Sonuçta, 20 kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunduğu ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu görüldü. Kirazda bulunan antosiyanin maddesinin E ve Ca vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yarattığına da tanık olundu. Nair'e göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla özdeş etki yaratıyor. Nair kirazdaki antosiyaninin tablete dönüştürülmesine çalışıyor.
kivi
Bir kivide, bir portakalda olan C vitamininin iki katı vardır. Potasyum bakımından da zengindirler. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler.
muz
Folik asit, potasyum ve B6 vitamini bakımından son derece zengin bir meyvedir. Potasyum krampları önler.
nar
Vücudu kuvvetlendirir. İshali keser. Burun poliplerine faydalıdır. Şerit düşürür. Kalbi kuvvetlendirir. Mide, bağırsak hastalığı olanlar, küçük çocuklar ve hamileler fazla kullanmamalıdır.
portakal
Antioksidantlar ile dolu bir meyve. Kanseri önleyici olarak bilinen bütün maddeleri içeriyor. Ayrıca bol miktarda C vitamini içeriyor. Kilo almaya engel olur. Kandaki kolestorolü düşürür.Vucüdun C vitamini, potasyum, protein, B ve E vitaminleri ile kalp hastalıkları ve antikanserojen maddeler ile kanser riskini azaltıyor, kolestorolü düşürüyor
şeftali
Çiçekleri kabızlığı giderir ve barsak solucanlarını düşürür. Meyvesi hazmı kolaylaştırır.İdrar yollarını temizler. Bol miktarda idrar söktürür. Basur memelerinden doğan şikayetleri giderir. Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.
vişne
İshali keser. Ateşi düşürür. İdrar söktürür. Vücuda rahatlık verir.
yeralması
Şeker hastaları için faydalıdır. Besleyicidir. Vücudun direncini arttırır. Kabızlığı giderir
Hastalıklar > Dahiliye, Vüdudumuz, Kadın Hastalıkları, Çocuk Hastalıkları, Kulak Burun Boğaz (KBB), Kalp Damar, Enfeksiyon Hastalıkları, Genel Cerrahi, Nöroloji, Dermatoloji (Deri Hastalıkları), Ortopedi, Göz Hastalıkları, Üroloji (Bevliye), Göğüs Hastalıkları, Psikiyatri, Diş Hastalıkları
Sağlık Rehberi > Devlet Hastaneleri, Üniversite Hastaneleri, Özel Hastaneler (İstanbul), Tedavi Merkezleri, Doktorlar, Sağlık Sigortası, Tüp Bebek, Aile Sağlığı, Kadın, Güzellik ve Lazer Epilasyon, İlaç Şirketleri, Sağlık Dernekleri
Sağlık Kitapları > Sağlıklı ve Doğal Yaşam, Şifalı Bitkiler, Sağlıklı Beslenme, Zayıflama ve Diyet, Cinsellik Eğitimi, Hamilelik, Doğum ve Sezaryen, Bebek Bakımı ve Anne Çocuk Sağlığı, Çocuk Eğitimi ve Psikolojisi, Tıp Sözlükleri
Şifalı Bitkiler > Bitkiler, Bitki Çayları, Meyveler, Sebzeler, Baharatlar |
| Keywords: |
kayısı, malatya, kaysısı, mişmiş, paspas |
| Date: |
08.03.2007 14:44 |
| Hits: |
219 |
| Downloads: |
16 |
| Rating: |
0.00 (0 Vote(s)) |
| File size: |
239.1 KB |
| Added by: |
EneimaM |
|
|
 |