Bir suale verilen iki cevap

10 Ocak 2010 Yazan erkanakgul

Bir suale verilen iki cevap biri her önüne gelen hadisi nerdeyse inkar diğeri ilmini konuşturup izah.Yorum size aittir.
Sual:
İnsan Allah suretinden mi yaratılmıştır?
İslami kaynaklarda Allah’ın insanları kendi suretinde yarattığını okudum. Benim bildiğim Allah’ın suretinin yarattığı hiçbir şeye benzemediği idi, bu ne demektir?

CEVAP: Hayır kardeşim, tamamen tarihi bir yanlış anlama. Bir hadiste “Onun yüzüne vurma çünkü o O’nun suretinde yaratılmıştır” diye çocuğunun yüzüne vuran bir babayı Rasulullah uyarmış. Buradaki “O O’nun suiretinde” ibaresindeki zamirler istismar edilmiştir. Özellikle İbn Arabi ve çizgisi bunu yapmıştır. Oysa buradaki “O’nun sureti”, “Adem’in sureti”dir. Yani çocuk Adem’in suretinde yaratılmıştır, Adem ise peygamberdir gibi.. 07 Ocak 2010 / 13:43

http://www.mustafaislamoglu.com/530_Insan-Allah-Suretinden-Mi-Yaratilmistir-.html

Bir hadîs-i şerifte vârid olmuş ki:

اِنَّ اللَّهَ خَلَقَ اْلاِنْسَانَ عَلَى صُورَةِ الرَّحْمَنِ -ev kema kal-

Bu hadîsi, bir kısım ehl-i tarîkat, akaid-i imaniyeye münasib düşmeyen acib bir tarzda tefsir etmişler. Hattâ onlardan bir kısım ehl-i aşk, insanın sîma-yı manevîsine bir suret-i Rahman nazarıyla bakmışlar. Ehl-i tarîkatın ekserinde sekr, ehl-i aşkın çoğunda istiğrak ve iltibas olduğundan, hakikata muhalif telakkilerinde belki mazurdurlar. Fakat aklı başında olanlar, fikren onların esas-ı akaide münafî olan manalarını kabul edemez. Etse hata eder.

Evet bütün kâinatı bir saray, bir ev gibi muntazam idare eden ve yıldızları zerreler gibi hikmetli ve kolay çeviren ve gezdiren ve zerratı muntazam memurlar gibi istihdam eden Zât-ı Akdes-i İlahî’nin şeriki, naziri, zıddı, niddi olmadığı gibi,

لَيْسَ كَمِثْلِهِ شَيْءٌ وَهُوَ السَّمِيعُ الْبَصِيرُ  sırrıyla sureti, misli, misali, şebihi dahi olamaz. Fakat,

وَلَهُ الْمَثَلُ اْلاَعْلَى فِى السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَهُوَ الْعَزِيزُ الْحَكِيمُ  sırrıyla, mesel ve temsil ile, şuunatına ve sıfât ve esmasına bakılır. Demek mesel ve temsil, şuunat nokta-i nazarında vardır. Şu mezkûr Hadîs-i Şerifin çok makasıdından birisi şudur ki: İnsan, ism-i Rahman’ı tamamıyla gösterir bir surettedir. Evet sâbıkan beyan ettiğimiz gibi, kâinatın sîmasında binbir ismin şualarından tezahür eden ism-i Rahman göründüğü gibi, zemin yüzünün sîmasında rububiyet-i mutlaka-i İlahiyenin hadsiz cilveleriyle tezahür eden ism-i Rahman gösterildiği gibi, insanın suret-i câmiasında küçük bir mikyasta zeminin sîması ve kâinatın sîması gibi yine o ism-i Rahman’ın cilve-i etemmini gösterir demektir. Hem işarettir ki: Zât-ı Rahmanurrahîm’in delilleri ve âyineleri olan zîhayat ve insan gibi mazharlar o kadar o Zât-ı Vâcib-ül Vücud’a delaletleri kat’î ve vâzıh ve zahirdir ki, Güneşin timsalini ve aksini tutan parlak bir âyine parlaklığına ve delaletinin vuzuhuna işareten “O âyine Güneştir” denildiği vakit, “İnsanda suret-i Rahman var” vuzuh-u delaletine ve kemal-i münasebetine işareten denilmiş ve denilir. Ve ehl-i Vahdet-ül Vücudun mutedil kısmı “Lâ Mevcude illa hu” bu sırra binaen, bu delaletin vuzuhuna ve bu münasebetin kemaline bir ünvan olarak demişler.

اَللَّهُمَّ يَا رَحْمَنُ يَا رَحِيمُ بِحَقِّ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ اِرْحَمْنَا كَمَا يَلِيقُ بِرَحِيمِيَّتِكَ وَ فَهِّمْنَا اَسْرَارَ بِسْمِ اللَّهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ كَمَا يَلِيقُ بِرَحْمَانِيَّتِكَ اۤمِينَ

Risale-i Nur külliyatı
(Sözler – 14)

Not: yoktur denilen hadisin kaynağıda işte burda:
1- Muhakkak ki Allah, insanı Rahmân ismini tamamıyla gösterir bir sûrette yaratmıştır. (Buhârî, İstizân: 1. Bâb; Müslim, Birr: 115, Cennet: 28, Müsned, 2:244, 251, 315, 323, 434, 463, 519. Kaynaklarda “Kendisini tamamıyla gösterir bir sûrette” şeklinde geçmektedir.)

Popularity: 28% [?]



Yorum Yapın